Köşe Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Köşe Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2014 Pazar

Uluslararası Ticarette Yeni Ödeme Şekli: BPO (Bank Payment Obligations)


ICC (Milletlerarası Ticaret Odası) uluslararası ticaretin geliştirilmesi yönünde birçok önemli görevi bulunmakla birlikte, dış ticarette teslim şekilleri ve ödeme şekilleri kurallarını da belirlemektedir. ICC tarafından yayınlanan «Uniform Rules for Bank Payment Obligations/Banka Ödeme Yükümlülüğü’ne İlişkin Birörnek Kurallar» broşürüyle, hızlı, banka garantisi sağlayan, dijital veriye olanak veren “BPO – Bank Payment Obligations” adlı yeni bir ödeme şekli oluşturulmuş ve yeni ürünün kuralları olarak yayımlanmıştır.

BPO’nun sağladığı faydalar ve yazının tamamına ulaşmak için:
http://www.inovakademi.com/uluslararasi-ticarette-yeni-odeme-sekli-bpo-bank-payment-obligations




16 Temmuz 2013 Salı

Vergi Konusunu Bilir Gibi Görünmek



Vergi, birçok işveren için zaman zaman sıkıntılı bir konu haline gelir. Muhtasar, KDV, Gelir, Kurumlar, Damga... derken vergi listesi uzar gider. Muhasebeciler olmasa, iş içinden çıkılmayacak hal alması olasıdır.

Devlet tarafından olaya bakacak olursak, almasan olmaz, tutturulması gereken bir bütçe var. Gelir üzerinden aldığın vergide ölçüyü kaçırmaman lazım. Fransa örneğinde olduğu gibi kantarın topuzunu kaçırırsan mükellefi ürkütüp memleketten soğutursun. Servet üzerinden alsan dert…

Zeki Gündüz’ün Dünya gazetesindeki yazısı vergi konusunda bilgisi olmayıp da bilgiliymiş gibi görünmek isteyenlere tüyo veren ilginç bir yazı olmuş. Konuya hakim bir görüntü verebilmek için üç şey söyleyiniz diyor:
1- Vergiyi tabana yaymak
2- Dolaylı vergiler çok fazla oranı düşürmek lazım
3- Kayıt dışı ekonomi ile mücadele etmek lazım

Yazının tamamı:
http://www.dunya.com/zengin-vergisi-ve-vergi-geyikleri-150747yy.htm


9 Nisan 2013 Salı

İthalatçı Ülke Vergileri ve Detaylarına Nasıl Ulaşırsınız?

Yurt dışında pazar araştırması yaparken, müşterimizle pazarlık ederken veya ihracat fiyatlaması yaparken ithalatçı ülkenin vergi oranlarına ihtiyaç duyarız. Kendi ülkemizin vergi oranlarına öğrenmemiz bile kolay değilken, karşı ülkenin bilgilerine ulaşmak çoğu zaman bizi zorlar. Bunu öğrenmenin en güvenilir yolu bir gümrük müşavirine danışmaktır. Hadi ülkemizdeki vergiler için danışacak bir müşavir bulduk. Ya diğer ülkeler?
 
Aşağıdaki siteler bu hizmeti vermektedir. Özellikle üçüncü sırada yer alan (EU Helpdesk For Developing Countries) siteyi zaman zaman kullanırım. Aşağıda Brezilya'ya, 08 Nisan 2013 tarihi itibarıyla kuru domates ithal edilirken karşılaşılacak vergiler yer almaktadır.
 
 
YURT DIŞI GÜMRÜK VERGİLERİ VE İTHALATÇI ÜLKE FORMALİTELERİ İÇİN WEB SİTELERİ
•ITC Pazara Giriş Haritası (Market Access Map): http://www.macmap.org
•Avrupa Birliği Gümrük Vergileri ve Diğer Ülkeler: http://mkaccdb.eu.int
•EU Helpdesk For Developing Countries: http://exporthelp.europa.eu/thdapp/index_en.html
•ABD Gümrük Vergileri: http://www.dataweb.usitc.gov
•Asya-Pasifik Ülkeleri: http://www.apectariff.org
•World Customs Organization: http://www.wcoomd.org (Bir çok ülkenin gümrük işlemleriyle ilgili sitelerine yönlendirme yapmaktadır.)
•International Customs Tariffs Bureau: http://www.bitd.org   
•MendelOnline: http://www.mendel-online.com (Ücretlidir)

9 Ocak 2013 Çarşamba

Girişimci Adaylarının Sorması Gereken Sorular



Girişimcilik ve girişim söylemlerinin popüler olduğu, peşi sıra "Girişimcilik Eğitimleri"nin açıldığı günümüzde, yatırımlara gözü kapalı girilmemesi, en azından bazı soruların cevaplarının girişimci tarafından verilmesi doğru bir karar olacaktır.

Bu doğrultuda, Dr.Uğur Tandoğan imzasıyla Dünya Gazetesi'nde yayımlanan yazıda çok güzel sorular yer almaktadır. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:
1- Ürünüme ve/veya hizmetime tutkun muyum?
2- Riske toleransım nedir?
3- Karar verme konusunda iyi miyim?
4- Çok çeşitli sorumluluklar almaya hazır mıyım?
5- Kendi tükenmemi önleyebilir miyim?

Yazının tamamı:
http://www.dunya.com/girisimci-adaylarinin-sormasi-gereken-sorular-150726yy.htm



2 Ocak 2013 Çarşamba

2012 yılı ihracatı 151,9 milyar USD


2012 yılı ihracatı %12,6 artarak, 151.9 milyar olarak gerçekleşmiştir.

2012 yılına ilişkin düzenlenen basın tıoplantısından bazı başlıklar şu şekildedir:
- Mikronezya ve Nauru hariç dünyadaki tüm ülkelere ihracat gerçekleştirilmiştir.
- Dünya ticaretinden alınan pay binde 8,3 olarak gerçekleşecektir.
- İhracat fiyatlarında artış gözlenmektedir. 2009 yılı 1,20 USD/Kg; 2010 yılı 1,30 USD/Kg; 2011 yılı 1,46 USD/Kg olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılında ise bu rakam 1,58 USD/Kg olarak gerçekleşmiştir.
- İhracat artış yüzdesi ABD, Çin ve Rusya gibi ülkelerin ilerisindedir.
- İhracatımız GSYİH %20'sine ulaşmıştır.
- Turquality ve marka destekleriyle ihracatımızın artışı desteklenmektedir.
- 2012 yılında 66 ülkede, 37 fasılda ihracat rekoru kırılmıştır. 1 milyar dolar üzerinde ihracat yapan il sayısı 16 olmuştur. Türkiye'de ihracat yapmayan il yoktur. Şırnak'ta ihracat rakamı 1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir ve milyar dolarlık ihracat sınırını aşan 16. il olmuştur.
- En çok ihracat yapılan ülkeler, Almanya, Irak, İngiltere olarak kaydedilmiştir.
- Son 3 yıldır uygulanan, Ülke Masaları, Yeni Pazarlara Giriş ve Bölgesel Farklılaştırma ile 40 milyar dolarlık pazar çeşitliliği ile ihracat yakalanmıştır.

2012 yılı ihracat rakamları Ekonomi Bakanı Sn. Zafer Çağlayan'ın düzenlediği basın toplantısıyla açıklanmıştır. Açıklamadan bazı satır başları şu şekildedir:

2012 yılı 2011 yılına göre daha sıkıntılı geçmiştir ve başta Avrupa olmak üzere sıkıntı geçmiş değildir. Çin'in yeterli büyüyememesi gelişmekte olan ülkeler açısından olumsuz etki yaratmaktadır. Bu olumsuz gelişmeler Türkiye ekonomisini de etkilemiştir. Ancak alınan önlemler neticesinde bu süreç hasarsız atlatıldı ve yılın ilk 9 ayında %9,2 büyüme gerçekleştirildi.

İhracatta öne çıkan ülkeleri İran, Irak, S.Arabistan, Mısır, Togo, Ürdün, Etiyopya, Bolivya, Honduras ve Nikaragua olmuştur.

Türkiye ihracatla büyüyen bir ülke olmuştur. İhracat rakamlarıyla beraber ithalat rakamları da açıklanmaktadır. Cari açık

Gites önemli bir çalışmadır ve burada Girdi Tedarik Stratejisi değerlendirilmektedir.

Cari açık 41 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Hizmet ticaretinin önemi giderek artmaktadır. İlk 10 ayda %7 artış gözlenmiştir. Mütehatitlik hizmetleri 237 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bunun yarıya yakını Türkmenistan'dan elde edilmiştir.  İlk 10 ayda yabancı yatırım tutarı 10,6 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Aralık ayı ihracatı 11,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

31 Aralık 2012 Pazartesi

2012'yi uğurlarken...


Yaklaşık 1 sene önce ihracat rakamlarına ilişkin bazı tahminlerde bulunmuştum. Senenin son gününde merak ettim acaba zamanında neler söylemişim diye. Aşağıdaki linkten yaklaşık 1 sene önceki tahminlerime ulaşabilirsiniz.

http://disticaretatolyesi.blogspot.com/2012/01/2023-ylna-kadar-ongordugum-yllk-ihracat.html

Ocak-Kasım 2012 dönemini 139 milyar dolar gibi bir rakamla kapatmıştık. Bir önceki senenin aynı dönemine oranlayınca yaklaşık %13,5 gibi bir artışa denk geliyor. Aynı oranı geçen seneki ihracat rakamımıza oranladığımızda ortaya 151 milyar gibi bir rakam çıkıyor. Bakalım yılın son günü neler olacak. Galiba ilk sene sonu itibarıyla tahminlerim tutmuş olacak...

1 Ocak sabahını merakla bekliyorum. Bakalım son gün ihracatıyla beraber seneyi nasıl bir rakamla uğurlayacağız?

19 Kasım 2012 Pazartesi

10 Sosyal Ağ Kuralı


Fatoş Karahasan'ın Doğan Kitap'tan çıkan "Taşlar Yerinden Oynarken - Dijital Pazarlama'nın Kuralları" kitabında güzel tavsiyeler var. Sosyal ağlarda var olma savası verilen günümüzde markalar için 10 kural önerirmiş:
1- Hazır olmadan yola çıkmamak.
2- Stratejiyi bilinenler üzerinden kurmak.
3- İletişim kurulacak grubu doğru analiz etmek.
4- Açık ve şeffaf bir iletişim kurmak, doğruları söylemek.
5- Konuşmaktan çok dinlemek.
6- İnsanlarla hayalleri, idealleri paylaşmak.
7- Dikkat çekmek. İnsanları işin içine katmak.
8- Eğlenceli olmak.
9- Kitlelerin yayma gücünden yararlanmak için onlara öyküler anlatmak.
10- Eleştirilere karşı duracak, çözüm bulacak yapılar geliştirmek.

Detaylı Bilgi İçin:
http://www.dogankitap.com.tr/kitap/Ta%C5%9Flar+Yerinden+Oynarken-1667

12 Kasım 2012 Pazartesi

Gümrüklere dair ilginç rakamlar


- Ülkemizde 25 kara, 7 demiryolu, 55 deniz ve 48 hava olmak üzere toplam 135 hudut kapısı bulunmaktadır.

- 2012 yılının ilk 6 aylık döneminde ithalatta işlem gören gümrük beyannamelerinin %72’sinin işlemleri ilk 24 saat içinde tamamlanarak eşyası teslim edilebilir hale gelmiştir. Aynı dönemde ihracat beyannamelerinin %76’sının işlemleri ilk yarım saatte sonuçlandırılmıştır. Genel olarak bakıldığındaysa, ihracat beyannamelerinin %96'sının işlemleri ilk 24 saat içinde tamamlanmıştır.

- Kadrolu olarak görev yapan toplam personel sayısı 11 bin 549’dur.

- 1 Ekim 2012 tarihi itibariyle mavi hattan yararlanma hakkı bulunan ve 307’si A, 683’ü B, 283’ü C Sınıfı olmak üzere toplam 1.273 Onaylanmış Kişi Statü Belgesi sahibi tacir bulunmaktadır.

- Gümrüklerde uzlaşma uygulaması başlamasından bu yana yapılan başvuru sayısı 1.323, uzlaşma ile kapatılan dosya sayısı 812 ve tahsil edilen alacak miktarı ise 27 milyon 717 bin 543 TL’dir.

- Gümrük Kapılarımızda 2012 yılının ilk 10 ayında, 2.001.300 TIR, 2.214.729 otomobil, 3.195.251 konteyner, 1.386.505 diğer araç olmak üzere, toplam 8.797.785 aracın giriş ve çıkış işlemleri gerçekleştirilmiştir.

- Ülkemize giriş-çıkış yapan yolcu sayısı 71.907.263 kişidir.

- Uyuşturucuyla mücadelede son derece başarılı bir ivme yakalanmıştır. Yapılan mücadeleler neticesinde; 2010 yılında 43.803.000 TL; 2011 yılında 60.582.000 TL, 2012 yılının ilk 10 ayında 94.800.000 TL değerinde uyuşturucu yakalanmıştır.

- 2012 yılında yapılan çalışmalarda 17.458.000 TL değerinde hayali ihracat olayını ortaya çıkarmış, 13.000.000 TL değerinde sahte belgelerle yapılan gümrük vergi tahsilatı usulsüzlüğü de önlenmiştir. Ayrıca Gümrük İdaresine verilen 9.185.133 TL’lik teminat mektubu sahteciliğini ortaya çıkarmıştır.

- 2011 yılında, ülkemiz toplam vergi gelirlerinin %21’ine tekabül eden 55 milyar 200 milyon TL gümrük idareleri aracılığıyla tahakkuk ettirilerek tahsil edilmiştir. Bu verginin; 4 milyar 600 milyon TL’si gümrük vergisi, 48 milyar 600 milyon TL’si ithalde alınan Katma Değer Vergisi, 2 milyar TL’si ithalde alınan Özel Tüketim Vergisidir.

 

4 Ekim 2012 Perşembe

Tareks Nedir?


Web tabanlı bir yazlım olan TAREKS, ürünlerin güvenlik, kalite ve standartlara uygunluk açısından tüketicimizi ve üreticimizi korumak amacıyla gerçekleştirilen ithalat ve ihracat denetimlerinin risk esaslı olarak yapılmasını sağlamayı hedeflemektedir.

Tareks klasik bir şekilde uygulanan ihracat ve ithalatlarda her partinin fiziki olarak denetlenmesi anlayışını değiştirmektedir. Yeni uygulamayla, ürüne göre ilgili devlet kurumları tarafından belirlenen usullere göre, ithalat ve ihracata konu ürünlerden riskli gurupta olanların dijital ortamda Tareks tarafından belirlenecek ve denetimler bu ürünlere yoğunlaşacaktır.

Tareks öncelikle ithalatta ürün güvenliği denetimine tabi tutulan kişisel koruyucu donanım, oyuncak, yapı malzemeleri, tıbbi cihaz, telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanı, pil ve akümülatör gibi sanayi ürünleri ile ihracatta ve ithalatta kalite denetimine tabi tutulan tarım ürünlerini kapsaması öngörülmektedir. Ancak Ekonomi Bakanlığı’nın belirleyeceği ürünlerde denetim kapsamına alınabilecektir.

 
 

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Hedef Ülkelerdeki Değişiklik


Ekonomi Bakanlığı bürokratik kurumlar arasında en sevdiğim, hatta belki de tek sevdiğim kurum diyebilirim. Nedeni çok basit aslında, özel sektör mantığı ile yönetiliyor. Dümende Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan eski bir sanayici, haliyle sanayicinin, ihracatçının ve özel sektörün ne düşündüğünü ve ihtiyaçlarını çok iyi biliyor. Sanayi Odaları ve Ticaret Odalarıyla geçmişten beri süregelen iyi ilişkileri var. Hal böyle olunca, akıl birliği ve dil birliği oluşunca işler daha çabuk yürüyor.

Günümüzde ihracatçılarımıza eğitim, alım heyetleri, fuarlar ve danışmanlıklar gibi türlü destekler verilmektedir. Ekonomi Bakanlığı’nın belirli projeler kapsamında yürüttüğü TURQUALITY, URGE ve diğer destekleriyle beraber KOSGEB, TÜBİTAK gibi kurumlar tarafından da farklı destekler söz konusudur.

Ancak bu kadar destek içerisinde Ekonomi Bakanlığı’nın en çok sevdiğim çalışması ise “Hedef Ülkeler”dir. Zaman zaman güncellenen listeler ihracatçılarımızın yön arayışlarına bir nebze de olsa yardımcı olmayı hedeflemektedir. Dünyada 238 tane ülke var. Bunlardan nüfus ve diğer nedenlerle birçoğunu baştan elediğimizi düşünelim, kalsın 150 tane ülke. Acaba bunlardan hangilerine focus olmamız gerekiyor? Siz hiçbir ülkeyi araştırdınız mı?

Hele hele bu araştırmayı internet yokken denediniz mi? Fazla değil, bundan 10 sene öncesine kadar ihracat satış departmanında çalışanlar ne kadar zahmetli bir şey olduğunu çok iyi bilirler. Önce masa başı dediğimiz araştırma gerçekleştirilir, sonrasında kaçınılmaz şekilde saha araştırması söz konusu olurdu. Laf aramızda, saha araştırmalarının keyfi de başka olurdu. (Bu konuyu ilerleyen günlerde sevgili hocam Ali İzzet Eken’den yazıya dökmesini rica edeceğim.) Ne olursa olsun koskoca bir okyanusta tek başınıza hissine kapılırdınız. Git gide popülaritesini yitiren fuarlar o yıllarda can simidi görevi görürdü…

“Hedef Ülkeler” çalışmasıysa yukarıda değindiğim pazar araştırmaları konusunu kolaylaştırmaktadır. Hatta kolaylaştırmayı bırakın, armut piş ağzıma düş şeklinde önünüze hazır çalışmayı koymaktadır. Aşağıda linkini de verdiğim Ekonomi Bakanlığı’nın web sayfasında ülkelere ilişkin çalışmaları incelediğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız.

2012-2013 dönemine ilişkin listeler incelediğimde, (4-5 yıldır söylediğim gibi) Arapça konuşan ülkeler çoğunlukta olduğunu gördüm. Bu ülkelerin listelerde yer almasının kesinlikle doğru olduğunu ve politik ve ekonomik nedenlerle uzunca yıllar değişmeyeceğini düşünüyorum.

Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim, hem lojistik bakımdan, hem de pazarın direnci nedeniyle ben olsam Çin ve Japonya’yı hedef ülkeler listesine almazdım. Bu iki ülke yerineyse öncelikli ülkeler listesinden, Kenya ve Tanzanya’yı alırdım.

Listeyi detaylı bir şekilde inceledim ve gözlemlerim şu şekildedir:

1-      Cezayir, Kanada, Katar, Ürdün 1. Lig sayılabilecek olan Hedef Ülkeler listesinden, 2. Lige, yani Öncelikli Ülkeler listesine alınmıştır. Yani sezon sonunda 2. lige düşmüşlerdir.
2-      1. Lige çıkan ülkeler ise şu şekildedir: Endonezya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Irak, Kazakistan, Ukrayna
3-      2012-2013 listesinde 2. Lig yani öncelikli ülkeler çoğunlukla Afrika kıtasından oluşmaktadır.
4-      2010-2011 döneminde “Hedef Ülke” çalışması yapılırken küresel kriz döneminde büyümeye devam eden ve dış ticaret hacimlerinde önemli gerileme görülmeyen ülkeler kapsama alınırken, şu kriterlere göre ülkeler belirlenmişti:
a)      Müteahhitlik hizmetlerindeki ihracat potansiyelimiz
b)      İlgili ülkelerle olan siyasi ilişkilerimiz
c)      Pazarın alım gücü ve büyüklüğü
d)     Dışa açıklığı
e)      Sermaye hareketleri
f)       Ticari ve hukuki altyapı
g)      yatırımlar
h)      hizmet ticareti
i)        enerji politikaları
5-      2012-2013 dönemi “Hedef Ülke” çalışması yapılırken, üç aşamadan oluşan, kısaca “atılım” diye adlandırılan TİM 2023 İhracat Stratejisinin vizyonu, mevcut üretim koşulları ve kapasite altında üretilen ürünlerin pazarlanmasını içeren I. Aşama misyonun da gerçekleştirilmesi göz önünde bulundurulmuştur.

Neticede hedef ülkeler ve öncelikli ülkeler listesi şu şekildedir;

2012 – 2013 DÖNEMİ HEDEF ÜLKELER (17 ÜLKE):
  • Çin Halk Cumhuriyeti
  • Rusya
  • Hindistan
  • ABD
  • Polonya
  • Brezilya
  • İran
  • Nijerya
  • Mısır
  • Libya
  • Endonezya
  • S. Arabistan
  • Irak Kazakistan
  • Ukrayna
  • Japonya
  • Güney Afrika Cumhuriyeti

2012 – 2013 DÖNEMİ ÖNCELİKLİ ÜLKELER (27 ÜLKE):
  • Türkmenistan
  • Azerbaycan
  • Meksika
  • Peru
  • Şili
  • G.Kore
  • Malezya
  • Vietnam
  • Kenya
  • Gana
  • Tanzanya
  • Birleşik Arap Emirlikleri
  • Almanya
  • Romanya
  • Slovakya
  • İsveç
  • Norveç
  • Angola
  • Etiyopya
  • Singapur
  • Kuveyt
  • Arjantin
  • Kolombiya
  • Cezayir
  • Kanada
  • Ürdün
  • Katar

Hedef ve öncelikli ülkeler sağlanacak destekler

Söz konusu ülkelerin hedef veya öncelikli ülkeler olarak belirlenmesi, bu ülkelerde yapılacak bazı faaliyetlere verilen desteği de artıracak.


Bu kapsamda, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketler ile işbirliği kuruluşları üyelerinin ürünlerinin pazarlama ve tanıtımının yapılmasını sağlamak, bu çerçevede yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım, marka tescil giderleri ile yurt dışında mal ticareti yapmak amacıyla açılan birimlerle ilgili giderlerinin bir kısmının ilgili fondan karşılanmasını düzenleyen “Yurtdışı Birim, Marka ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğinde” yer alan desteklere ilaveten tüm hedef ve öncelikli ülkeler için 10 puan daha destek sağlanacak.

“Yurt Dışında Gerçekleştirilen Fuar Katılımlarının Desteklenmesi Hakkında Tebliğ” çerçevesinde de hedef ülkelerden ABD, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Nijerya, Polonya ve Güney Afrika Cumhuriyeti ile öncelikli ülkelerden Meksika, Şili, Birleşik Arap Emirlikleri, Güney Kore, Vietnam, Kanada ve Malezya için de ilave 20 puan destek uygulanacak.
Ayrıntılar:
http://www.ekonomi.gov.tr/index.cfm?sayfa=0F24E22E-D8D3-8566-4520CEA0C95BDA1A
https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/rankorder/2119rank.html

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Türkiye'nin ihracat yapmadığı tek ülke: Kiribati


KİRİBATİ

Ekonomi Bakanı Sn. Zafer Çağlayan’ın dün yaptığı açıklamada, dünyada bir tek Kiribati’ye ihracat yapılmadığını belirtmişti. Sonrasında merak ettim, Kiribati denilen ülke nerededir, kaç kişilik bir ülkedir vs…

Öncelikle coğrafi açıdan ele alacak olursak, sadece Japonya’dan direk ulaşım mümkün olan, Pasifik Okyanusunda bulunan, 811 km2 büyüklüğünde olan, 102.000 kişilik nüfusu ile çok küçük bir ülke olduğunu söylemek mümkün. Başkenti, TARAWA’nın nüfusun ise sadece 43.000 kişiymiş.

Balıkçılık ve tarımla geçinen bir ülke olan Kiribati’nin kişi başı gayri safi milli hasıla rakamı ise 6.200 USD. Bu rakamların gösterdiği nüfusu ile ekonomisi birbirine paralel gidiyor. İthalat rakamı (senelik) 62.000.000 USD. Ülkenin tüm ithalatını ülke olarak karşılasak bile uğraşmaya değmez gibi geliyor bana.

Esas enteresan olan konuysa, küresel ısınma nedeniyle her sene ülkenin 2 mm sular altında kalması. Hatta önlem olarak Fiji Adası’ndan toprak satın almaya başlamışlar. Yaklaşık 100 sene içerisinde haritadan silinmesi bekleniyormuş.

Detaylı Bilgi:
www.cia.gov
www.wikipedia.org
www.kiribatitourism.gov.ki

15 Mayıs 2012 Salı

Bir Başarı Hikayesi: Özyeğin


Başlığa bakınca başarı hikayesinin Hüsnü Özyeğin olduğunu düşünüyorsanız, yanıldınız. Hikaye, finans dahisi olan Hüsnü Özyeğin Bey’den ziyade üniversitenin başarısıyla ilgilidir.

Geçen hafta üniversitenin Türkiye partneri olduğu ve Goldman Sachs Vakfı’nın projesi olan “10.000 Kadın Girişimci” projesinin seçmelerine katıldık. Seçmelere katıldık derken, cinsiyetim icabı girişimci olarak müracaat edemeyeceğim de ortada olduğundan da belki tahmin etmişsinizdir, jüri üyesi olarak katıldım. Seçmeler sırasında, üniversitenin Mali İşler Direktörü olan Tolga Önder ve Girişimcilik Merkezi yöneticilerinden Özden ANIK’la aynı takımdaydık. Gayet keyifli geçen bir eleme süreci yaşadık. Bu arada üniversite ve Hüsnü Bey’le ilgili kamuoyuna yansımamış bir çok bilgi alma fırsatım oldu.

Bunlardan en yeni tarihlisiyle başlamak isterim. Hüsnü Bey, üniversitenin ilk mezunlarından olan 8 kişilik bir öğrenci gurubuyla beraber İtalya ‘ya gitmiş. Nereden bakarsanız üzerinde günlerce konuşulabilecek bir konu. Koskoca Fiba Holding’in patronu işini gücünü bırakıyor ve torunu yaşındaki çocukları da katıp önüne düşüyor yollara. Bu arada önemli bir detayı atlamamak lazım, bu gezi kendi özel uçağıyla gerçekleşiyor. Kesinlikle zekice pazarlama taktiği olduğunu söylememe bilmem gerek var mı?

Geçenlerde bir röportajında Hüsnü Bey’in vaktinin üçte ikisini üniversiteye ayırdığını okumuştum. Zaten bu gezi de haberi teyit ediyor. Hüsnü Bey ilk öğrencilere çok özel bir hediye vermek için düşünürken aklına bu fikir gelmiş. Aslında altında yatan mesaj önemli. Hüsnü Bey’e göre, “Eğer çalışırsanız size her türlü imkanı sunarız” mesajı vermek istemiş. Bana göre esas mesaj üniversite seçimi yapacak olan lise mezunlarına geliyor, “Bizi seçeni uçururuz”. Tabi ki buradaki uçurmak, özel jete binip uçmanın yanında iş hayatında uçurmayı da içeriyor. Bu ilk mezun 8 şanslı insanın hayata başlangıçta Hüsnü Bey’in özel desteğini alacaklarını tahmin etmek hiç de zor değil. Gençlerin yolları açık olsun.

İnternette biraz araştırma yapınca, Hüsnü Bey’in Özyeğin Vakfı aracılığıyla üniversite için şu ana kadar 300 milyon TL harcamış olduğunu haberine ulaştım. Yıl sonuna kadar 120 bin metrekare inşaat yapılması planlanıyormuş ve bunun 60 bin metrekarelik kısmı tamamlanmış.


Yine yaptığım araştırmalara sırasında üniversitenin öğrencileri girişimcilik ruhuyla yetiştirdiği bilgisine ulaştım. Zaten ne zaman Altunizade Kampüsü’ne gitsem kendi gözümle de görürüm. Turkcell'le ortaklaşa kurdukları “Girişim Fabrikası” denilen bir işlikte, fikri olanların, işyeri, bürokratik detaylar ve muhtelif konularda desteklendiği bir merkez var. Bu merkezde girişimciler bizzat Hüsnü Bey tarafından desteklenmektedir. Bana kalsa, Hüsnü Bey'in girişimcilik olgusunun marka yüzü olması gerekir. 

Bir çok haber sitesinde karşılaştığım cebinde 100 dolar para ile Amerika'ya okumaya gittiği ve bu süreçte garsonluk da yaptığı haberi, üniversiteye neden bu kadar önem verdiğinin ipuçlarını veriyor.

Her ne kadar finans dahisi olsa da, bana göre pazarlama dahisi olan Hüsnü Bey’i, yeni mezun gençleri uçakla gezdirmek gibi zekice fikrinden dolayı bir kez daha can-ı gönülden tebrik ederim.

İlgili Siteler:
www.ozyegin.edu.tr/
www.fibaholding.com.tr/
www.husnuozyeginvakfi.org.tr

4 Mayıs 2012 Cuma

Hıdırellez


Uzun yıllar önce, Ankara Maltepe'de Hürriyet İlkokulu'nun karşısındaki bir binada oturuyorduk. Okula gitmek için sadece karşı kaldırıma geçmem gerekiyordu ve kimsede olmayan bu lüks nedeniyle benim keyfim yerindeydi. Ancak kirada oturan her anne baba gibi benimkilerin de ev sahibi olma hayalleri vardı.

Bir Mayıs akşamı annemle kağıda ev resmi çizip evin arka bahçesindeki gül dallarının dibine koymuştuk. Şu an tam olarak hatırlayamıyorum ama sanki gül ağacının üstünden de atlamıştık... Babamsa bu tip işlere fazla itibar etmeyen bir kişi olarak yerinden bile kıpırdamamıştı. Bu hikayeden kısa bir süre sonra annemle babam evlerini satın almışlardı. Annem hala bu hikayeyi anlatıp, hıdırellezin nimetlerinden bahseder. Belki de hıdırellez rivayetleri doğrudur. Kim bilir?

Hıdırellez Nedir?
Hıdırellez, Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bir bayramdır. Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu varsayılarak kutlanmaktadır. Hıdırellez günü,6 Mayıs’tan başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 5 Mayıs günü gecesi kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelmektedir.

Hıdırellez'in UNESCO’nun 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi'ne alınması amacıyla 2010 yılında çalışmalar başlatılmıştır.

Hıdrellez Nerede Kutlanır?
Hıdrellez kutlamaları genel olarak yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık da denmektedir. Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.


Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdeleye bağlayıp gül ağacına asarlar. Bir yıl boyunca dileklerinin yerine gelmesini beklerler. Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler. Ondan sonra yaktıkları ateşin üstünden atlarlar.

Bu seneki bazı Hıdırellez şenlikleri:
  • 18. Eshab-ı Kehf Hıdırellez Şenliği, Tarsus / Mersin
  • 2. Dişli Hıdırellez Şenliği Futbol Turnuvası, Bolvadin/Afyonkarahisar
  • 13.Haymana Özköyler Hıdırellez Şenliği, Sebilibağla Köyü / Haymana - Ankara
  • Ahırkapı Hıdırellez Şenliği, Parkorman / İstanbul
  • Yakadibi Köyü Hıdırellez Şenliği, Gerze / Sinop
  • Edirne Kakava Hıdırellez Şenliği, Tunca Nehri Kenarı / Edirne
  • Hıdırellez Şenliği, Torbalı / İzmir
  • Sugören Hıdırellez Şenliği, Yalova
  • Düzpelit Köyü Hıdırellez Şenliği, Karadeniz Ereğli
  • 23. Geleneksel Hıdırellez Şenliği, Sarıçam Piknik Alanı / Adana
Detaylı Bilgi: www.wikipedia.org

6 Nisan 2012 Cuma

İşte öyle bir şey...

Yıl 2005, gerçekten çok soğuk bir kış günü, Maçka'daki bir otelin restoranında saat gece yarısını çoktan geçmişti. Kalan bir iki masadan biriside bizimkisiydi. Gece boyunca göz ucuyla takip ettiğim Melih Kibar masamıza yaklaşıp, ismiyle müsemma bir şekilde "Müsade ederseniz piyano çalabilir miyim?" diye sordu. Şaka desem değildi, kadı ki masamıza gelen kişiyle uzaktan yakından ilgisi olamazdı, kamera şakasıda değildi. Bildiğiniz Melih Kibar işte...


Bugün düşünüyorum da fazla saçmalamadan cevap vermişim: "Bizim için onurdur" dedim. Yine aynı kibarlıkla " O zaman buyurun bize eşlik edin" dedi, hala inanamıyordum...


Diğer masadaki iki kişide piyanonun başına gelmişlerdi. Belli ki onları da aynı şekilde davet etmişti. İlk parçadan sonra diğer masadakiler ayrıldılar. Melih Kibar'ın masasındaki iki kişi ile beraber mekanda toplam 5 kişiydik.


Sonrasında sanki Melih Kibar değilde, konservatuar sınavlarına hazırlanan öğrenci edasıyla otel yetkililerinden tüm alçak gönüllülüğüyle izin istedi. Yönetim "sabaha kadar kalabilirsiniz" demişti... Sonrasında yaklaşık 1-1,5 saat kadar daha devam etti müzik ziyafeti, sanki bir masaldaydım.


O akşam çaldığı parçalardan birisi de "Sessiz Veda" idi. Ancak enstrümental bir parça olmasına karşın, daha önce hiç duymadığım genç bir kadın sanatçı seslendiriyordu. Zaten daha sonra da bir daha hiç duymadım o sesi....

Aradan bir kaç ay geçmişti, Melih Kibar'ın öldüğü haberi veriliyordu televizyon kanallarında. Aklımdan geçen ilk şey kavuştular olmuştu.

Çiğdem Talu'yla kavuşmuşlardı...

Zaten Çiğdem Talu'nun ölümünden sonra hiç eski Melih'te olamamıştı...


Seni düşündüm dün akşam yine,
Sonsuz bir umut doldu içime,
Bir de kendimi düşündüm sonra
Bir garip duygu çöktü omzuma...
Hani ıssız bir yoldan geçerken
Hani bir korku duyar ya insan
Hani bir şarkı söyler ya içinden

İşte öyle bir şey....

29 Ocak 2012 Pazar

2023 yılına kadar öngördüğüm yıllık ihracat rakamları

Geçen gün bir açılış programındaki konuşmamda da söylediğim gibi aslında rakamlar her şeyi söylüyorlar.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun geçmiş senelerdeki ihracat rakamları incelendiğinde, Cumhuriyetimizin ilan edildiği 1923 yılındaki ihracat rakamımızın 50.790.000 dolar olduğu görülmektedir.

2011 rakamları ise açıklandı, yılı 134 milyar dolar ile kapattık. Muazzam bir seviye olarak görülüyor, ihracatımızı o yıllarla karşılaştırılınca 2638 kat artmış.

Merak edip artış yüzdesine baktım ve ilginç bir sonuç çıktı. 1923 yılında bu yana her sene ortalama %11 artış olmuş. Tabi bazı yıllar azalma olmuş, bazı yıllar ortalamanın çok üzerinde artışlar gözlemlenmiş.

Rakamlar konuşmaya devam ediyor. Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023 senesi için TİM 500 milyar dolar ihracat hedefi koymuştur. Çok beğendiğim, kolay anlaşılır ve herkes tarafından benimsenen bir söylem oldu. 500 Milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için yıllık artış yüzdesi kaç olmalıdır diye merak ediyorum. Ortaya enteresan bir rakam çıkıyor: %11,6

Geçmiş yıl rakamlarına bakıldığında %11,6'lık bir artışın gerçekçi olduğu ortadadır. Peki bu %11,6 artış serisine göre önümüzdeki senelerde beklenen yıllık ihracat rakamları nasıl olmalıdır? Yada başka bir deyişle önümüzdeki yıllardaki yıllık ihracat rakamları beklentim şu şekildedir:

2012: 150 Milyar Dolar
2013: 167 Milyar Dolar
2014: 185 Milyar Dolar
2015: 210 Milyar Dolar
2016: 235 Milyar Dolar
2017: 260 Milyar Dolar
2018: 290 Milyar Dolar
2019: 325 Milyar Dolar
2020: 360 Milyar Dolar
2021: 400 Milyar Dolar
2022: 450 Milyar Dolar
2023: 500 Milyar Dolar

Bu bloga kayıt olarak düşen bu tahminlerim tutacak mı bakalım, takipte olun...

Herkese bol satışlı ve ihracat dolu günler dilerim...

22 Aralık 2011 Perşembe

Gümrükte Hatlar...


İthalat veya ihracat işlemleri sırasında gümrük işlemlerimizi takip eden müşavir firmamızdan telefon gelir, beyanname "kırmızı hat"ta düştü der veya "sarı hat"ta düştü der ve devam eder, "vergiyi ödeyip, malınızı gün içinde yükletiriz"...


Bu tip konuşmalarla, dış ticaret işlemleri sırasında sıklıkla karşılaşırız. Bir seferinde öğrencim, "Gümrük idarelerinde gerçekten sürekli hareket halinde bantlar mı var?" diye sormuştu. Veya sıra sıra bölmeler var da işlemler bu yerlerde mi inceleniyor?


Gümrük Yönetmeliği’nin 179. Maddesi, “Gümrük idareleri, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere beyanname ve ekli belgeleri kontrol edebilir, beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacıyla beyan sahibinden beyanın doğruluğunu kanıtlayan belgeleri isteyebilir, eşyayı muayene edebilir ve ayrıntılı muayene veya tahlil amacıyla numune alabilir.” demektedir.


Beyanın kontrolü amacıyla, bilgisayar sistemi tarafından, risk kriterlerine göre kontrolle görevli memur veya muayene memuru otomatik olarak belirlenir. Yapılacak kontrol veya muayenenin türü kırmızı, sarı, yeşil ve mavi hatlara göre belirlenir.


Kırmızı Hat: Eşyanın fiziki muayenesi ile birlikte belge kontrolünün de yapıldığı hattır. Kontroller sırasında mallar tartılabilir veya sayılabilir.


Sarı Hat: Fiziki muayeneye gerek görülmeksizin eşyaya ait beyanname ve eklerinin doğruluğunun ve birbiriyle uygunluğunun kontrol edildiği hattır.


Mavi Hat: Eşyanın veya buna ilişkin yazılı beyan ve ilgili belgelerin veya ticari belge ve verilerin sonradan kontrol edildiği hattır. Beyan sahibinin “Onaylanmış Kişi Statüsü Belgesi” sahibi olması gerekmektedir.


Yeşil Hat: Eşyanın belge kontrolüne veya fiziki muayeneye tabi tutulmadığı hattır. Elçilikler, Emniyet Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı gibi kurumların işlemlerinin yürütüldüğü hattır.

19 Aralık 2011 Pazartesi

İthalat Yaparken Fazla Vergi Ödemeyin!


Türkiye’ye yapılan ithalatlarda Gümrük Vergisi’nin matrahını ithal edilen malın CIF bedeli oluşturmaktadır.

3065 sayılı KDV Kanunu’nun 7. Maddesi, “Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık ile transit taşıma işlerinde, hizmetin iç parkura isabet eden kısmı Türkiye'de yapılmış sayılır.” demektedir. Buna göre Türkiye dışında kalan kısmı yurt dışında yapılmış sayılmaktadır.

Buna göre yapacağınız ithalatlarda nakliyecinizden iki fatura talep ederek, yurt dışına isabet eden kısmı için KDV'siz fatura istemeniz halinde, vergi matrahınız düşeceğinden dolayı daha düşük vergi ödeyeceksiniz.

Örnek:








Yukarıdaki örnekte 1. seçenekte ithalatçı firmanın yurtdışındaki taşıma işi için nakliyeci firmaya KDV ödemesi durumu görülmektedir. 2. seçenekte ise nakliyeciden KDV istisnası ile fatura düzenlenmiştir. Bu 2. seçenekte ödenecek olan Gümrük Vergisi, KDV ve varsa ÖTV gibi vergiler matrah düşük olduğu için daha düşük olarak ödenecektir.

Herkese bol kazançlar dilerim...

30 Kasım 2011 Çarşamba

Ülke Analizi: Gürcistan


10 Aralık 2011 tarihinden itibaren pasaporta dahi gerek olmaksızın kimlikle geçiş yapılabilecek olan Gürcistan pazarı ile ilgili bazı verilere dikkat çekmek istiyoruz.

Yüzölçümü: 69.700 km2
Nüfus: 4,585 Milyon
Başkent: Tiflis
Önemli Şehirler: Tiflis, Batum, Poti
Limanlar: Batum, Poti, Soçi
Komşuları ve Sınır Uzunlukları: Rusya (723 Km), Azerbaycan(322 Km), Türkiye(252 Km), Ermenistan(164 Km)
İthalatı: 5,027 Milyar Dolar
İthalat Yaptığı Ülkeler: Türkiye 15%, Ukrayna 9.2%, Azerbaycan 8.5%, Rusya 6.5%, Almanya 6.1%, ABD 5.9%, Çin 5.4%
İthalat Yaptığı Ürünler: Petrol türevi ürünler, Taşıt Araçları, Makine, Yedek Parça, Tahıl, İlaç, Gıda
İhracatı: 2,46 Milyar Dolar
İhracat Yaptığı Ülkeler: Türkiye 14.1%, Azerbaycan 11.2%, Bulgaristan 10%, ABD 9.8%, İngiltere 9%, Kanada 6.7%, Ukrayna 6.1%
İhracat Yaptığı Ürünler: Hurda Metal, Şarap, Maden Suyu, Taşıt Araçları, Maden Cevherleri, Meyve ve Kabuklu Yemişler,
GSMH: 4.900 USD

Ekonomisi büyüme trendinde olan Gürcistan, 2008 yılında Rusya ile yaşadığı askeri gerginlikle beraber bu durum terse dönmüştür.

Rusya'dan doğal gaz ithalat etmektedir. Geçmişte zaman zaman gaz kesintileri yaşamıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattı ve Kars-Akhalkalaki Demiryolu inşaatı Gürcistan'ın Avrupa ve Asya arasındaki stratejik konumunu güçlendirmektedir.

Gürcistan için Türkiye’nin önemini birkaç başlık altında toplayabiliriz:
-        Dış Ticaret rakamları içerisinde Türkiye’nin ilk sırada yer alması
-        Türkiye’nin Gürcistan’ın Avrupa ile bağlantısında transit geçiş güzergâhı üzerinde olması
-        Yakınlığı nedeniyle nakliye avantajının bulunması
-        Özellikle Karadeniz şehirleriyle olan kültürel benzerlikler
-        Karadeniz’e kıyısı olması nedeniyle deniz yolu nakliyesine imkan olması
-        İthal ettiği ürünler konusunda Türkiye’nin cevap verebilecek üretiminin olması

Kaynak: www.cia.gov

22 Kasım 2011 Salı

GÜMRÜKLERDE YOLCU İŞLEMLERİ-3


Turistlerin inançları gereği yemeleri gereken özel gıda maddeleri yurda getirilebilir mi?
Turistlerin inançları gereği yemeleri gereken özel gıda maddelerinin gerek yolcuların beraberlerinde gerekse kargo olarak gelmesi halinde, hangi yolculara ait olduğunun ilgili turizm kuruluşu tarafından belgelendirilmesi ve bunlar tarafından tüketileceğinin taahhüt edilmesi kaydıyla, bu tür gıda maddelerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca kontrol ve müsaade aranılmadan yurda girişine izin verilecektir.

Yolcu beraberi hediyelik eşya statüsünde gıda ürünleri getirilebilir mi?Yolcu beraberi hediyelik eşya kapsamında, fenni usullere göre kapatılmışkutulardaki her nevi su ürünleri, hayvansal ürünler, konserveler ile pastırma ve sucuk gibi işlenmiş hayvansal ürünlerin beş kilogramına kadar, tüketim amacıyla getirilen bitkisel ürünlerden taze ve kuru meyve ve sebzelerin üç kilogramına, diğer bitkisel ürünlerin ise bir kilogramına kadar muafiyet tanınır. Bunun dışında kalan her nevi ve miktardaki hayvansal ve bitkisel ürünün getirilmesi halinde ticari miktar ve mahiyette olduğu kabul edilip buna göre işlem yapılır.

Yolcu beraberinde cep telefonu getirmek mümkün müdür?Evet getirilebilir. Yolcular, 2 takvim yılında 1 adet ile sınırlı olmak üzere, Tv, müzik çalar, video oynatabilme özelliğine sahip olanlar da dahil olmak üzere cep telefonunu yolcu beraberi kişisel eşya statüsünde telefonun kıymetine bakılmaksızın muafen getirebilmektedir.

Yolcular 430 Avro’luk hediyelik eşya limiti dahilinde veya posta yoluyla cep telefonu getirebilir mi?Hayır, hediyelik eşya statüsünde muafen veya vergileri ödenerek veya posta yoluyla cep telefonu getirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bu yolla cep telefonu getirilmiş olsa dahi hiçbir surette sahibine teslim edilmemektedir.

Yolcunun kullandığı ilaçlarını beraberinde getirmesi mümkün müdür? Ülkemize gelen yolcuların beraberlerinde ya da gelişlerinden bir ay önce veya bir ay sonraki süreler içerisinde Kararın ekinde yer alan Ek-9'daki liste kapsamı şahsi tedavide kullanılmak üzere getirilen ilaçların, yolcuların seyahatleri süresince kullanmaları gerektiğine ilişkin gümrük idaresine belge (sağlık kuruluşundan alınan rapor, doktor raporu veya reçete vb.) ibraz edilmesi koşuluna bağlı olarak, ülkemizde kalınacak süre göz önünde bulundurularak, makul miktardaki ilacın girişine izin verilecektir.

Yolcu beraberinde getirilen elektronik cihazlar için bir ödeme yapmak gerekir mi?Evet, ticari ithalat maksadı dışında yurt dışından getirilecek olan elektronik cihazlardan bir defaya mahsus olmak üzere TRT adına "Bandrol ücreti" gümrük idarelerince tahsil edilmektedir. Söz konusu bandrol ücreti, cihazın türüne göre 10 Avro ile 215 Avro arasında değişmektedir.

Yolculara gümrükten geçişleri sırasında nasıl bir işlem uygulanır?Yolcu salonlarından geçen veya eşya geçiren kişilerin bu salonlarda münhasıran bu işlemler için düzenlenmiş yeşil veya kırmızı hatlara yönlendirilmeleri sağlanacaktır.

Gümrüğe tabi eşyası olup yeşil hattan giriş yapmaya teşebbüs eden yolcular hakkında ne işlem yapılır?Söz konusu yolcular hakkında fiilin mahiyetine göre mevzuat gereğince idari ve/veya adli takibata geçilecektir.

Yeşil-kırmızı hat uygulaması olmayan yerlere gelen yolcular nasıl bir uygulamaya tabi olacaktır?Bu durumda, yolcular gümrüğe tabi eşyasının olup olmadığını belirlemek ve mevzuatın uygulanmasını sağlamak üzere sözlü beyana davet edilebilmektedir.

Yolculardan limit fazlası olması sebebiyle alıkonulacak eşya nasıl bir işleme tabi olmaktadır?Yolculardan limit fazlası olması sebebiyle alıkonulacak eşya ve kıymetlerin iyi saklanması için gerekli özen gösterilecek ve tedbirler alınacaktır. Bu gibi eşyadan olduğu gibi muhafaza edilmeyenler, ayrı kaplar içinde gelmediği ya da sahiplerince kap temin edilmediği takdirde, gümrükçe önceden özel şekilde hazırlanmış sağlam kağıttan veya bezden zarf ya da torbalar içine konarak ağızları kontrolü yapan muayene memurunca mühürlenecek ve gerekirse bunlar bir torba veya çanta içinde ve ağızları mühürlenerek gereği için idareye teslim edilecektir. Bu eşya için mal sahiplerine eşyanın teslim alındığını ve özelliklerini gösterir bir alındı verilecektir. Eşyanın vergileri ödendikten ve işlemi tamamlandıktan sonra bu alındı geri alınacaktır. Alındının bir nüshası dip koçanında saklanacak ve bir nüshası da eşyanın konulduğu zarf veya torbalar üzerine eklenecektir.
Cemil GÖKSU
Gümrük Müşavir Yrd.
cemil@hitit3.com

GÜMRÜKLERDE YOLCU İŞLEMLERİ-1:
http://gkhnrl.blogspot.com/2011/11/gumruklerde-yolcu-islemleri-1.html

GÜMRÜKLERDE YOLCU İŞLEMLERİ-2:
http://gkhnrl.blogspot.com/2011/11/gumruklerde-yolcu-islemleri-2.html

20 Kasım 2011 Pazar

Gündem: Çocuk!

DEPREM BÖLGESİNDEKİ 300.000 ÇOCUĞUN YAŞAMI RİSK ALTINDA VAN-ERCİŞ BÖLGESİ’NDEKİ ÇOCUKLARIN YAŞAMINI KORUMAK İÇİN HERKESİ İVEDİLİKLE HAREKETE GEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ.

Van Erciş bölgesinde 23 Ekim’de meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremin yıkımının ardından kış koşulları da bölgede yaşamı zorlaştırmaya devam ediyor. 2309 binanın yıkıldığı, 11847 binanın ağır hasarlı, 17923 binanın orta hasarlı olduğu bölgede süregiden 5 ve üzeri büyüklükteki artçı depremler sebebiyle bölge halkı yaşamını dışarda, edinebiliyorlarsa çadırlarda yoksa derme çatma barakalarda geçirmeye çalışıyor. Bir milyonu geçen bölge nüfusuna rağmen devlet tarafından kurulan çadırkent, mevlana kent, konteryner kentlerde barınan nüfusun toplamı yirmi bini geçmiyor.

Kar yağışının başlaması ile barınmaya ilişkin sorunlar had safaya ulaştı. İmkanı bulunanların yanında ve devlet olanakları ile bölgeden hızlı bir göç yaşanıyor. Ancak halen bölgede 600.000’den fazla insanın depremin ve kışın etkilerine maruz kalarak yaşamaya çalıştığı tahmin ediliyor.
Her zaman olduğu gibi bu afette de çocuklar öncelikle ve daha fazla zarar görüyor. Depremin etkilediği bölgede göçün ardından geride kalan 300.000 çocuk bulunduğu tahmin ediliyor. Yoğun kar yağışının başladığı 11 Kasım tarihi ardından -15 dereceleri bulan soğuk hava ile birlikte ilk üç günde 300 çocuğun zature teşhisi ile hastanalerde tedavi altına aldındığı bildiriliyor. Basına yansıyan bu rakamın çok daha ötesinde sayıda çocuğun soğuk kaynaklı hastalıklarla yüzyüze olduğu tahmin ediliyor. Şimdiye kadar resmi rakamlarla Erciş’in Çelebibağ Beldesinde 1 çocuk donarak, önceki gün ise Vanın Karpuzalan köyünde çadırda çıkan yangında 6 ve 12 yaşlarında iki çocuk yaşamını yitirdi, iki çocuk ağır yaralandı. Tedbir alınmadığı taktirde, çocuk ölümlerinin devam etmesinden endişe ediyoruz.

Türkiye 2011 yılında, 20 Kasım Çocuk hakları Günü’nü bu kara tablo ile karşılıyor. Bölgedeki 300.000 çocuğun yaşamı ciddi risk altında. Koordinasyondan uzak, dağınık, işlevsiz, mağduriyeti arttıran çalışmalar ve göstermelik önlemler ile deprem bölgesi dışındaki toplum kesimlerini ikna çabası bir yana bırakılıp durumun ciddiyetinin farkına varılmalıdır. Daha fazla gecikmeden çocukların yaşamını koruyacak etkin önlemler alınmalıdır.

Bu çerçevede:
- Her türlü iç ve dış olanaklar bir ön önce bu amaç doğrultusunda seferber edilmeli, bölge sivil toplumun, ulusal ve uluslararası yardım kurumlarının etkinliklerine açılmalıdır.
- Yardım dağıtımları düzenli olarak ve çadırkentlerde olmasalar dahi tüm ihtiyaç sahiplerini kapsayacak şekilde yapılmalıdır. İhtiyaç sahibinin yardıma değil yardımın ihtiyaç sahibine ulaştığı bir sisteme geçilmeldiir.
- Devlet bölge halkına tam olarak ulaşamamaktadır. Bölgede sosyal hizmet altyapısı yoktur. Çocukların durumunun tespiti ve yerinde destek verilebilmesi için sosyal hizmet altyapısı hızla kurulmalıdır. Bu hizmetin sağlanması için ulusal ve uluslararası sivil toplumdan gelen destek talepleri hızla değerlendirilmeli ve sonuçlandırılmalıdır.
- Sivil toplum örgütleri için işletilen “akreditasyon” sistemi bölgede çalışma konusunda izin almayı haftalara yayan bir bürokrasiye dönüşmüştür. Akreditasyon ile ilgili kalıcı muattap belirlenmeli ve süreç tüm sivil toplum kuruluşları için açık, adil ve hızlı bir şekilde işletilmelidir.
- Kızılay çadırları yerine biran önce kış koşullarına uygun konteynerler, pünomatik ve/veya prefabrik yapılar kurulmalıdır. Bu yapıların sayıları sembolik olmaktan çıkarılmalıdır.
- Çadırkentte yaşamak yardım almanın şartı olmaktan çıkarılmalıdır. Evlerinin bahçelerinde ya da civarında barınmak zorunda olan ailelere de koşulsuz, yerinde, geçici barınak, gıda ve sağlık desteği verilmelidir.

1995’ten bu yana BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin tarafı olan Türkiye sözleşmenin 6. Maddesinde belirtildiği üzere öncelikle çocukların yaşam hakkını korumakla yükümlüdür.
Bu yükümlülüğün ve bölgedeki durumun gereği tüm kamuoyunu, ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşları İVEDİLİKLE, bölgedeki çocukların yaşamını korumak için harekete geçmeye çağırıyoruz.
 
Gündem: Çocuk!
Çocuk Haklarını Tanıtma, Yaygınlaştırma, Uygulama ve Uygulamaları İzleme Derneği
Tunalı Hilmi Caddesi No:54/8 Kavaklıdere/ ANKARA * Tel-Faks: 0312 437 76 41
www.gundemcocuk.org * info@gundemcocuk.org
*Gündem: Çocuk!, her çocuğun hak sahibi, eşit, özgür ve onurlu birer birey olarak, barış içerisinde, iyi ve mutlu bir yaşam sürmesi için çocukların yararına bütüncül bir dönüşümü ısrarla savunan bir sivil toplum örgütüdür. Çalışmalarını çocuk hakları alanında yaşanan sorunların temelindeki paradigmanın değişmesi, savunuculuk, ağ çalışmaları ve katılım programları altında, öncelikli çalışma arkadaşları olan çocuklarla birlikte sürdürür.