15 Eylül 2011 Perşembe

Lisanslı Depolar Üreticinin de Tüketicinin de Yüzünü Güldürecek


Lisanlı depolar, ürününü tarladan kaldırdıktan hemen sonra piyasaya sürmek
zorunda olmayacağı için üretici; aracının stok yaparak ürünü katlayarak
satamayacağı için sofrasını daha ucuza kurabilecek tüketici açısından büyük
önem taşıyor.

Bir an önce yaygınlaşması beklenen; kaliteli ve piyasaya her an ürün sunma
adına önemli bir açığı kapatacak lisanslı depolardan üretici kadar, tüketici
de olumlu şekilde yararlanabilecek. Arz-talep dengesini sağlayacak bu sistem
ile aracıların stok yaparak fiyatları etkilemesi de büyük ölçüde önlenecek.

Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Muammer Çalışkan, tarım ürünlerinin
hasat zamanı arz fazlalığından dolayı düşük fiyata satıldığını söyledi.
Lisanslı depolar sayesinde çiftçinin ürünü değerinde satacağını belirten
Çalışkan,

"Lisanslı depoculuk çiftçiyi zarar etmekten kurtaracak. En önemli
faydalarında biri de çiftçinin, malını istediği zaman sağlıklı ortamlarda
bekletilen depolardan satabilecek olması. Lisanslı depoculardan alacağı
makbuzla da kredi kullanabilecek. Bu depolar ürünlerin bozulmasının da önüne
geçecek" dedi.

Lisanslı depoculuk sayesinde sanayicinin 12 ay istikrarlı hammadde
bulacağını vurgulayan Çalışkan, "Sanayici hasat zamanı ürün buluyor ancak
diğer aylar ürün bulmakta sıkıntı yaşıyor. Bu depolar sayesinde sorunlar
ortadan kalkacak. Sanayici istikrarlı hammadde bulacak. Ayrıca depolarda ki
mallar kayıt altında olacak" diye konuştu.

Çalışkan, lisanslı depoculuğun özel sektöre verilmesinin önemli olduğunu,
ticaret borsası olarak arsa aradıklarını, hububat için 130 bin ton civarında
bir depo düşündüklerini belirtti.

Çalışkan, pamuk için de depo hazırlayacaklarını, ancak işin prosedür
kısmının çok uzun olduğunu belirterek, "6 yıl oldu kanun çıkalı henüz bir
kaç depoya lisans verildi" şeklinde konuştu.

(AA)

13 Eylül 2011 Salı

Büyüme Rakamları Açıklandı


%8,8 büyüme rakamı ile Türkiye dünya ikincisi oldu. Daha da ilginç olan, %20 ile en fazla büyüyen sektör balıkçılık oldu.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Tüm Öğrencilere Başarılar Dileriz...


2011-2012 eğitim yılı bugün başlıyor. Gerçi eskiden olduğu gibi herkes aynı anda başlamıyor galiba. Okula yeni başlayanlar ve özel okullar bu hafta başlıyor, diğerleri önümüzdeki hafta başlıyor sanırım. Açıkçası artık eğitim sistemine aklım ermiyor. Geçenlerde internette dolanan bir hikayeyi okulların da açılması nedeniyle paylaşmak istedim. Hikaye gerçekmidir değilmidir bilmiyorum ama çok hoşuma gitmişti...

BİR BAKAN VE İKİ ÇOCUK

Yıllar önce bir Milli Eğitim Bakanının makam odasının kapısı çalındı.
İçeriden kararlı ve tok bir ses ''Giriiin'' diye seslendi.
Oldukça mütevazi döşenmiş odaya iki tane lise talebesi girdi.
Tombul yanaklı olan Milli Eğitim Bakanının yanına yanaşarak:
''Babacığım merhaba. Elini öpmeye geldik Gazi'yle beraber'' diyerek arkadaşını gösterdi.

Mezun olmuşlardı iki samimi arkadaş liseden. Gazi ve Can, Bakanın elini öptükten sonra masanın karşısındaki koltuklara oturdular.

Tombul yanaklı çocuk söz aldı:
'Babacığım biliyorsun okulumuzu her ikimizde başarı ile bitirdik. Ve bir yıldır para biriktiriyorduk.
Eğer senin de iznin olursa Bakanlığın bursundan yararlanıp Amerika’ya okumaya gitmek istiyoruz''

Bakan küçük bir sessizlikten sonra oğluna:
''Oğlum biraz dışarı çıkar mısın? Bizi arkadaşınla bir iki dakika yalnız bırak''dedi.

Oğlu dışarı çıktıktan sonra uzun boylu çocuğa şöyle dedi:
''Bak evladım, ben sizler gibi başarılı öğrencilerin yurtdışında öğrenim görmesini her zaman desteklerim. Fakat bir bakan olarak oğlumu Amerika'ya gönderirsem, bunu başkaları farklı değerlendireceklerdir. Bu yüzden sadece sana burs vereceğim. Gerekli işlemlerin yapılması için talimatı veririm az sonra.
Hayırlı olsun'' diyip dışarı çıkmasını söyledi talebenin.

Heyecan içinde kapının önünde bekleyen bakanın oğluna sarıldı çocuk.
''Can sana bir iyi, bir kötü haberim var. Baban bana burs verdi ama senin gitmeni onaylamıyor. ''

Tombul yanaklı çocuk elini cebine atıp bir mendil çıkarttı. İçi para dolu olan mendili arkadaşına verip: 
''Al bunları Gazi. Nasıl olsa bana lazım değil bu para artık'' dedi bir yıldır biriktirdiği Amerika hayalini arkadaşına uzatırken.

Oğlunun geleceğini bile ülkesinden sonra düşünen onurlu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'dir.

Oğlu, büyük edebiyatçı Can Yücel'dir
ve
Onun lise arkadaşı ise dünyanın en ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil'dir. 

Tüm öğrencilere başarılı bir yıl dileriz...

8 Eylül 2011 Perşembe

Dış Ticaretle İlgili İpuçları - Vinç Kazası



Dış ticarette kazalar genellikle yükleme yada tahliyeler sırasında oluşmaktadır. Sigortanız acaba bu hasarları kapsıyor mu?

3 Eylül 2011 Cumartesi

Doğanın Mucizesi


Bakalım fotoğrafta gördüğünüzün ne olduğunu anlayabilecek misiniz? Cevap aşağıda...











Bu fotoğrafta biraz daha toparlanmış durumda... Hala anlayamadıysanız biraz daha aşağıya bakın...











Artık anlamışsınızdır. İşte doğanın mucizesi...